"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Pırlanta Ölçüler

Sızıntı Başyazıları: Cezbe, İncizap

Çekme, çekip kendine bağlama, kendinden geçme ve rûhî heyecan sözleriyle ifadelendireceğimiz cezbe, tasavvuf ıstılahında; Allah’ın, sâliki kendine çekmesi, bundan doğan vecd hâli ve sâlikin beşerî sıfatlardan sıyrılarak ilâhî vasıflarla -ahlâk-ı âliye-i Kur’âniye de diyebiliriz- ittisafı ve tecelliyât-ı celâl ile vahdeti duyup hissetme veya müşâhedesidir ki, bu tecellilere ma’kes olan pâk…

Sızıntı Başyazıları: Kutlu Doğum

İnsanlığın iftihar Tablosu’nun doğumu, topyekûn insanlığın da yeniden doğumu sayılır. O’nun dünyayı şereflendireceği güne kadar akın karadan, gecenin gündüzden, gülün de dikenden farkı yoktu; dünya âdetâ umumî bir mâtemhâne, varlık da tıpkı bir kaostu.. O’nun eşyanın yüzüne çaldığı nur sayesinde, zulmet ziyâdan ayrıldı, geceler gündüze kalboldu; kâinat kelime kelime; cümle…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-6

Tarık Burak Fethullah Gülen Hocaefendi’nin doğup büyüdüğü Korucuk Köyü’nde 1940’lara kadar okul yoktu.  Zaten halk çocuğunu okula göndermekten korkuyordu. Dini eğitimin yasaklanması, öğretmenlerin inanca aykırı tavır ve söylemleri halkta devletin okullarına karşı bir korku oluşturmuştu. Devletin eğitim sistemi milletin inanç hayatına uymuyordu. İnsanlar, evlatlarının dini inançlarını kaybetmelerinden endişe ediyordu.  O…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-5

Tarık Burak Adil Hakim, Hocaefendi ve Hizmet  Fethullah Gülen Hocaefendi’nin beş yaşında olduğu 1943 yılında, gerek ülkemizde gerekse dünyada çok büyük hadiseler yaşanıyordu. Bediüzzaman’ı, kurdukları dünya için tehlikeli görenler tekrar harekete geçmişlerdi. Kadir Gecesi’ne isabet eden 27 Eylül 1943’de, Üstad’ı Kastamonu’dan alıp, üç yüz kilometre uzaklıktaki Ankara’ya sevk ettiler.Bu sıralarda 1943’te…

Sızıntı Başyazıları: Dehşet ve Hayret

Aşk u şevk vâdilerinde seyahat eden hak yolcusu, zaman zaman aşk ateşiyle yanar durur, zaman zaman da Sevgili’nin sunduğu ölümsüzlük şarabını içer ve şevk u tarâbla coşar.. yanıp gezerken “ey sâkî aşkın od’una yandıkça yandım bir su ver!” der inler; Sevgili’nin aralanan kapısını iştiyakla süzerken de “parmağım aşkın balına bandıkça…

Sızıntı Başyazıları: Yeni Bir Dünyaya Doğru

Cihan tarihinde hiçbir devir, bu asrın son yarısında olduğu kadar teknik buluşlarla dolu olmamış, insanoğlu da bu kadar maddî zenginliği bir arada görmemiş ve bu seviyede teknolojik refâha ermemiştir. Ne var ki, insanın manâlandırılması, ihtiva ettiği cevherler itibariyle yorumlanması ve ledünnî değerlerine göre bir yere oturtulması bakımından da hiçbir çağda,…

Sızıntı Başyazıları: Şevk u İştiyak

Şiddetli arzu, aşırı istek, marifet kaynaklı neş’e, sevinç ve hasret çekme manâlarını ihtiva eden şevk; sûfîyece, tam idrak ve ihata edilemeyen veya müşahede edilip de sonra kaybolan mahbûba “sevgili” karşı, kalbin arzu ile coşması şeklinde ta’rif edilmiştir. Bazıları onu, ma’şûkun cemâlini görmek için âşığın kalbinde tütüp duran neş’e, sevinç, heyecan…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-4

Tarık Burak Hocaefendi’nin Yetiştiği Ortam  Fethullah Gülen Hocaefendi’nin çocukluk yılları İkinci Dünya Savaşı’na denk geldi. Refia Hanım, çocuklarını doğumdan itibaren hem maddi hem de manevi yönden beslerken çok hassas davranıyordu. Sema ehlinin değer verdiği, büyük buluşma gününde geçerli olan, hesapta mizanın sağ kefesine konunca kıymet ifade eden nakışlarla örüyordu ruh dünyalarını.…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-3

Tarık Burak Bugün sudan daha fazla ihtiyaç duyduğumuz örnek bir aile profili:Fethullah Gülen Hocaefendi’nin annesi Refia Hanım, Erzurum merkeze bağlı Sığırlı Köyü’nde 1913 yılında dünyaya geldi. Annesinin ismi Hatice Hanım, babasının ismi ise Seyyid Ahmed Efendi’dir. Refia Hanım’ın soyu, anne ve baba kanalıyla beşinci kuşakta Kolağası Ali Bey’de birleşir. Kolağası…

Aşık-ı Sâdık : Fethullah Gülen Hocaefendi-2

Tarık Burak Ahlât ve Seyyidler Soyu Fethullah Gülen Hocaefendi’nin baba tarafından dedeleri, Bitlis’in Ahlât ilçesinden Erzurum’un Korucuk Köyü’ne göç edip gelmişlerdi. Çünkü ailenin bilinen ilk reisi Halil Ağa başlarına gelen kötü bir hadiseye tahammül edememiş, kavgaya karışmış ve kaderin bir sevki buraya sürgün edilmişti. Bu olay tahminen Sultan III. Selim…