[box type=”shadow” ]YEDİNCİ HAKİKAT Muhafaza ve görüp gözetme kapısıdır. Hafîz ve Rakib isimlerinin cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki, yüce bir fıtrattaki, yeryüzünün halifeliği gibi yüksek bir rütbedeki ve ‘emanet-i kübra’ya sahip çıkmakla vazifeli insanın kâinattaki rubûbiyete temas eden amelleri; gökte ve yerde, karada ve denizde, yaş kuru, küçük büyük, basit…
Kategori: Pırlanta Ölçüler
[dropcap]P[/dropcap]eygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), Huneyn savaşında elde edilen ganimeti Kureyşin de içinde bulunduğu Arap kabilelerine dağıtmıştı. Ganimetten kendilerine pay verilmeyen Ensar grubu bu durumdan rahatsız olmuş ve bu konuda Hz. Peygamberi töhmet altında bırakacak şekilde kendi aralarında dedikodu yapmaya başlamışlardı. İş Peygamberimizin kendi kabilesi olan Kureyş’i kayırdığını söyleyecek noktaya…
[dropcap]M[/dropcap]UKADDİME Birkaç işaretle, Yirmi İkinci, On Dokuzuncu ve Yirmi Altıncı Sözlerde izah edilen bazı meseleleri bildireceğiz. Birinci İşaret Hikâyedeki sersem adam ve emin arkadaşı üç hakikati, kıyaslamayı temsil eder. Birincisi: Nefs-i emmarem ile kalbim arasındadır. İkincisi: Yolunu şaşırmış dinsiz felsefenin takipçileriyle Kur’an-ı Hakim’in talebeleri arasındadır. Üçüncüsü: İslam ümmetiyle küfür milleti…
[dropcap]H[/dropcap]er asırda olduğu gibi içinde bulunduğumuz yüzyılın manevi hastalıklarına karşı devayı Kur’an eczanesinden almaya mecburuz. Kuran ahlakıyla ahlaklanan Peygamberimiz (s.a.s)’in Sünnet-i Seniyyesini hayatımıza tatbik ve rehber edince, problem odaklı olarak gördüğümüz her türlü olayın, İslami dairede eriyerek birer nura dönüştüğünü görürüz. قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللهُ وَيَغْفِرْ…
[dropcap]F[/dropcap]ethullah Gülen geçmiş âlimlerin ruh konusundaki görüşlerine son derece vakıftır. Bu sebebe binaen biz karşılaştırma ve sentezlerin bizzat Fethullah Gülen’in kaleminden yapılmasını uygun gördük. İnsanoğlu var olduğu günden beri, hep (ruh denilen) böyle bir cevherin mevcudiyetini düşünmüş, hatta rüya vesaire gibi şeylerle onu kısmen hissetmiş ve bir adım daha atarak…
[dropcap]V[/dropcap]aaz ve hitabetin araçsallığının öğreti taşıyıcı olarak merkezî fonksiyon görmesi bütün cemaat yapılanmalarında bulunurken bunun kamusal görünürlüğü ve çarpıcı bir örneği, Gülen Hareketi’nde görülür. 1938 yılında Erzurum’da doğan M. Fethullah Gülen’in vaazla olan bağı, esasen yalnızca meslekî olmaktan öte yaşam tarzına yakın bir form halindedir. Gülen, çocukluk ortamında teneffüs ettiği…
[dropcap]B[/dropcap]ir Hatırlatma: Bu risaledeki hakikatleri hikâye şeklinde, teşbih ve temsillerle yazmamın sebebi, hem okuyana kolaylık sağlamak hem de İslam esaslarının ne kadar akla uygun, sağlam, birbiriyle uyumlu ve birbirini destekleyen hakikatler olduğunu göstermektir. Hikâyelerin mânâları, sonlarındaki hakikatlerdedir; temsiller, üstü kapalı bir şekilde o hakikatlere işaret eder. Demek, bunlar hayalî hikâyeler…
[dropcap]H[/dropcap]azreti Yunus İbni Mettâ’nın (alâ Nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselam) münacâtı, çok büyük bir yakarış ve duaların kabulüne çok mühim bir vesiledir. Onun meşhur kıssasının özeti: Hazreti Yunus (aleyhisselam) denize atılmış ve büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı, gece dehşet verici ve karanlık, her şeyden ümit kesilmiş bir haldeyken لاَ…
[dropcap]M[/dropcap]edeniyet-Dil Münâsebeti ve Bediüzzaman’dan Hocaefendi’ye Uzanan Çizgi Tanzimat’la başladığı kabul edilen Yeni Türk Edebiyatı; araştırmacılar tarafından “Türk Teceddüt Edebiyatı”, “Batı Tesirinde Türk Edebiyatı”, “Modern Türk Edebiyatı” gibi isimlerle anılır. Tanpınar ise, sözkonusu dönemi, “Medeniyet Buhranı Edebiyatı” şeklinde isimlendirir. Tanpınar bu ifâdesiyle Tanzimat’tan sonraki Türk edebiyatının en esaslı problemi olan medeniyet…








