Allah-û Teâla, Kur’ân-ı Kerim’de “Rabbin dileseydi bütün insanları bir tek millet yapardı.” (Hûd Sûresi: 118) buyurmaktadır. İhtilaf tabii bir olgudur. Zira akıllar, anlayışlar, düşünceler farklı farklıdır. Bu da bir tek mesele etrafındaki görüş ve hükümlerin çoğalmasına sebep olmaktadır. Görüş beyan eden şahıslar arttıkça ses farklılıkları da artmaktadır. Ulema ihtilafa farklı…
Kategori: Risale-i Nur
Tam 98 yıl önce… Bediüzzaman Said Nursi’ye cevap vermesi için bazı sorular sorulur. Bu sorular müslümanlardan veya gayr-i müslim vatandaşlardan değil uzaklardan gelmiştir. İngiltere’nin resmi kilisesi olan Angikan Kilisesi’nden. İslam’a dair sorulan sorulara kısa cevaplar istenmiştir. Bediüzzaman olaya sinirlenmiş ve “Ben onlara tükürükle cevap veriyorum” demiştir. Bu meşhur olayın tarihi dahi net olarak…
Alvin Toffler, Amerikalı bir araştırmacı. Üçüncü Dalga (third wave) Yeni Güçler ve Yeni Şoklar (Powershift) adıyla Türkçe’ye çevrilen kitaplarında, dünkü ve bugünkü toplumlarla, yarının toplumunu irdeliyor. Dünyanın, tarihin, belki de en keskin virajında olduğu şu dönemde Toffler, gerçekten çok ciddî noktalara parmak basmakta ve İslâmî kaynaklarda da belli kesitleri sunulan…
[dropcap]R[/dropcap]isale-i Nur’da ispat edilmiştir ki, bazen zulüm içinde adalet tecellî eder. Yani, insan bir sebeple bir haksızlığa, bir zulme mâruz kalır, başına bir felâket gelir, hapse de mahkûm olur, zindana da atılır. Bu sebep haksız olur. Bu hüküm bir zulüm olur. Fakat bu vâkıa adaletin tecellîsine bir vesile olur. Kader-i…
[dropcap]B[/dropcap]ediüzzaman eserlerinde genel olarak âhiretin bütün konularına temas etmekle beraber, âhiretle ilgili izahlar kelâm kitaplarında olduğu gibi geniş bir hacme sahip değildir. Âhiretle ilgili bilgiler onun eserlerinin tamamında serpiştirilmîş bir şekilde yer almakla birlikte, konuyla ilgili müstakil bölümlere de birkaç eserinde rastlamak mümkündür. Müellifin âhirete dair ilk görüşlerine özet olarak…
[dropcap]S[/dropcap]aid Nursi’ye göre, “İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir. Ve o insanın vazife-i fıtratı ve farîza-i zimmeti, marifetullah ve iman-ı billahtır ve iz’an ve yakîn ile vücudunu ve vahdetini tasdik etmektir.” ; İnsanın bu dünyaya gönderilmesindeki hikmet ve gaye kainatın…
[dropcap]B[/dropcap]edîüzzaman, Risale-i Nurların değişik yerlerinde benimsediği hizmet metodunun esaslarından bahsederken en çok “acz, fakr, şefkat, tefekkür, uhuvvet, ihlâs, şükür, terk-i enâniyet ve mahviyet” gibi kavramlar üzerinde durmaktadır. Özellikle tarikatla mukayese bağlamında ele aldığında kendi mesleğinin tarikat sistemi üzerine değil “hakikat”, “uhuvvet” ve “hıllet” kavramları üzerine bina edildiğini ifade etmektedir. Ona…
[box type=”shadow” ]YEDİNCİ HAKİKAT Muhafaza ve görüp gözetme kapısıdır. Hafîz ve Rakib isimlerinin cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki, yüce bir fıtrattaki, yeryüzünün halifeliği gibi yüksek bir rütbedeki ve ‘emanet-i kübra’ya sahip çıkmakla vazifeli insanın kâinattaki rubûbiyete temas eden amelleri; gökte ve yerde, karada ve denizde, yaş kuru, küçük büyük, basit…
[dropcap]M[/dropcap]UKADDİME Birkaç işaretle, Yirmi İkinci, On Dokuzuncu ve Yirmi Altıncı Sözlerde izah edilen bazı meseleleri bildireceğiz. Birinci İşaret Hikâyedeki sersem adam ve emin arkadaşı üç hakikati, kıyaslamayı temsil eder. Birincisi: Nefs-i emmarem ile kalbim arasındadır. İkincisi: Yolunu şaşırmış dinsiz felsefenin takipçileriyle Kur’an-ı Hakim’in talebeleri arasındadır. Üçüncüsü: İslam ümmetiyle küfür milleti…








