Sen’i seven her ruh uludur Yâ Resûlallah! Gözü gönlü onun doludur Yâ Resûlallah! Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh, Kapının ayrılmaz kuludur Yâ Resûlallah! Bekler mi başka iltifat bezmine erenler, Gözleri her dem buğuludur Yâ Resûlallah! Yükselip her an şem’ine pervane dönenler, Ruhların onlar bir koludur Yâ Resûlallah! Uçuşur iklîminde…
Kategori: Şiirler
[dropcap]H[/dropcap]azret-i Fahr-ı Kâinât efendimiz [s.a.s], Asr-ı Saadet’ten bugüne kadar Müslüman şairlerce övülmüştür. Bu güzel adet yahut geleneğe “Na’t sanatı” denilir. Saadet asrı şairlerinden Hassan bin Sâbit ile Bânet Suâd yahut Kaside-i Bürde adıyla meşhur şiirin sahibi Kâab ibni Züheyr bizzat Allah Resûlü’nün [s.a.s] iltifatlarına mazhar olmuşlardır. İslâmî Türk edebiyatı da…
[box type=”shadow”] Her şahsı harîm-i Hakk’a mahrem mi sanırsın? Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın? [/box] Her dokunulmazlığı olanı Allah’a yakın mı sanırsın? Her taç giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın? (Edhem: Tacını tahtını bırakıp evliyadan olan Belh şehri şehzadesi) [box type=”shadow”] Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın, Âdem görünen…
Zifiri bir gecede başladı duan Her şeyin sahibine sunuldu rüyan Aşkınla gönüller doldu heyecan, Allah’ı anlattın bize her zaman. Ufkumuzu açtın, gönlümüze ulaştın, Dünya ile değil ebedle kucaklaştın. Bir tahta kulübede, huzur soludun Güzellikler yolunu anlatıp durdun Uyanık sinelere dupduru koydun Allah’ı anlattın bize her zaman Ufkumuzu…
Biraz sizin gibiyim, serde dilcilik vardır. Yerinde “baş” diye yazdım, yerinde “ser” yazdım İnad edip dediniz siz “sü”, ben dedim “asker!” Siz “er” dedikçe dövündüm dedim “nefer”,yazdım Dedikçe siz “general” arttı hasretim “paşa”ya! Kebab olup ateşinden yanan ciğer, yazdım! Kurum demek duruyorken denir mi cemiyet? Kurul denilmeli, zira Arapçadır heyet!…
L’AN NEUF DE L’HEGIRE (HİCRİ DOKUZUNCU SENE) MAHOMET (HZ.MUHAMMED) Vazifesinin yakın olduğu içine doğmuştu Metindi, kimseyi kınamıyor, incitmiyordu Yolda gördüğü kimselerle selamlaşıyordu Her gün sanki biraz daha yaşlanıyordu Oysa sadece yirmi ak vardı siyah sakalında Durup su içen develeri izliyordu arada sırada Böylece, deve güttüğü zamanları hatırlıyordu. Sanki Cenneti görmüş,…
[dropcap]M[/dropcap]emleket elden giderse, davullar, zurnalar çalın; Büyük başarınıza (!) ödül verirlerse alın. [dropcap]Ş[/dropcap]ehit kanıyla sulanmış hazır bir vatan buldunuz; “Hürriyet” deyip, en iğrenç çıkarlara kul oldunuz. [dropcap]M[/dropcap]emleket elden giderse, kalır mı hürriyetiniz? Yalnız bu şanlı bayrağın altındadır kudretiniz. [dropcap]V[/dropcap]erdik balın süzmesini, sütün kaymağını size; Bilginize bel bağladık,…
[dropcap]T[/dropcap]akvimden bir yaprak kopardım kızım, Ömründen bir günün gitti diye yan! Bu günden kalacak ne arda kızım, Bir yığın hatıra, bir siyah duman. [dropcap]B[/dropcap]u akşam bembeyaz perdelerini, Yine sen erkenden indir elinle… Ve sonra, koltuğa bırak kendimi, Odan da bir lahza sükutu dinle. [dropcap]S[/dropcap]aatler uzarda sabaha yakın, Ansızın gözlerin dolarsa…
Tut atalar sözünü kalbi selim ol Gönülden gönüle yol var demişler Gider yavuzluğun tab’ı halim ol Sert sirke küpüne zarar demişler Her kara uzatma elin eteğin Yelkovana döner ahır emeğin Nitekim göllerde şaşkın ördeğin Başın kor kıçından dalar demişler Aldanma cihanın sakın varına Düşmeyegör onun ah-ü zarına Bugünkü…
Dost dost diye nicelerine sarıldım Benim sadık yârim kara topraktır Beyhude dolandım boşa yoruldum Benim sadık yârim kara topraktır Nice güzellere baılandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum Her türlü isteğim topraktan aldım Benim sadık yârim kara topraktır Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek verdi…










