Ardımızdan gelen ışık her zaman önümüzü aydınlatır. Zamanın Bedîsi Said Nursi, yirminci yüzyılda yaşamış ve asırları aydınlatmış bir ışıktır. Döneminin en büyük âlimlerinden birisidir. Adeta insanlığa bir hediyedir.Zaman zaman Bediüzzaman Said Nursi ve eserleri ile ilgili akademik çalışmalar yapılmıştır. Hz. Peygamber ile ilgili yazılmış eserler ise sayılamayacak kadar çoktur. Biz…
Etiket: Allah
Hak şerleri hayr eyler Zannetme ki gayr eyler Ârif anı seyr eyler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler حق شرلری خير ايلرظن ايتمه که غير ايلرعارف آنی سير ايلرمولی گوره لم نيلرنيلرسه گوزل ايلر Sen Hakk’a tevekkül kıl Tefvîz id ü râhat bul Sabreyle ve râzı ol Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler…
Bunlar bakışlarında bütüncüllerdir; doğru görür, doğru düşünür ve her hamlelerini hak mülahazasına bağlarlar. Nefis ve mâverâ-i tabiat arasındaki gel-gitleri hep bu temel espri etrafında cereyan eder. Onlar yerinde irade ve şuur merceğini kendi iç dünyalarını temaşaya yönlendirir ve fıtrat-ı asliyelerini kontrole koyulur; ardından da hemen onu ötelere ve ötelerin de…
Bir Şey Yaratmak İstediğinde Sadece “Ol” Der “Ol” mânâsına gelen “kün” kelimesi, “kevn” masdarının emir sîgasından türetilen bir terim olup Kelâm, Tasavvuf ve Edebiyat’ta Allah’ın yoktan mutlak mânâda yaratmasını ifâde etmek için kullanılır[1]. Buna “Tekvîn” de denir. Tekvîn, el veya âletle bir şey yapmayı ifade etmez. Tekvîn, irade ile, kudretin…
Ben yaklaşık 5 yıl diye hatırlıyorum; arkadaşlarıma da sordum, onlar da öyle söylediler. Dile kolay tam 5 yıldır Hocaefendi cehri kıraat yapılan namazlarda istisnalar hariç imamlık yapmıyor. Arkasında namaz kılınacağına, imamlık evsafını haiz olduğuna inandığı insanları mihraba geçiriyor. Ama 10 Şubat 2014 günü akşam namazında bir istisna daha yaşadık. İmamete…
Son hâdiselerin ağırlık ve boğuculuğu altında materyalist bir medeniyetin, İslâm’a, hilâle karşı ne denli kin, nefret ve intikam düşünceleri taşıdığını bir kere daha görüp yaşadık ve bir kere daha ürperip sarsıldık…Evet, görüp şahid olduk ki, biz ne kadar şirin görünürsek görünelim, kendimizi ona ne kadar yakın hissedersek edelim, Avrupa bize…
Kast; teveccüh, îtimat, dosdoğru yürüme, bir hedef belirleyip o istikamette hareket etme, ifrat ve tefrite düşmeden itidalli düşünme, itidalli yaşama ve hep itidali takip etme mânâlarına gelir ki, lügatlere mevzu teşkil eden bu mefhumlarla erbâbının; Mahbûb-u Hakîkî olan Allah sevgisini, Allah hoşnutluğunu elde etme yolunda, O’ndan başka her şeyden kalbî…
Şu enâniyet asrında cinnet hummalarından kurtulmanın yolu, nazar dağınıklığına düşmemek ve her işi Allah için işlemektir. Bazen, farkına varmadan, gerçek kalbî derinliğimizin üstünde “görünme arzusu”, kendimizi duyurma isteği olabilir içimizde. Allah’a kendimizi ifade etmek istediğimiz zaman, kendimizi başkalarına duyurma gibi bir niyet de bulunabilir ki, bu nefis dürtüsü, bir ruhî…
Hâl; insanın kendi derinliklerinde ötelerden gelen esintilerle yaşaması ve kalb ufkunda cereyân eden gece-gündüz, sabah-akşam farklılığının duyulup hissedilmesidir. Onu insanın cehd ve gayreti olmadan, insan kalbini saran sevinç-hüzün, kabz-bast şeklinde anlayanlar, bu oluş ve sezişin devam ve istikrârına “makam”, onun zevâl bulup gitmesine de “nefsânîlik” demişlerdir… Bu itibarla, “hâl”e, bir…










