"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: Hz.Peygamber

Çağlayan Başyazıları: Aralık 2018

Kendileriyle Yüzleşmede Hâle İle Hallenenler-2 İmam, her zaman farklı bir derinlikte devam ettirdiği âh u enînlerini şu zebercet beyanlarla da seslendirir: “Ey Rab, ömrünü isyan vadilerinde geçirdikten sonra, içten bir pişmanlık hissiyle Sana yönelip rahmet kapının tokmağına dokunan, dokunup Senin rahmet, şefkat ve utûfet teveccühlerini bekleyen ilk insan ben değilim; daha…

Aşere-i Mübeşşere’nin daha dünyada iken cennetle müjdelenmeleri ne ile izah edilebilir? – Fethullah Gülen

  Soru: Aşere-i mübeşşere (radıyallahu anhüm) hazeratı Efendilerimiz hakkında ciddi bir malumatımız yok. Bu zevatı kiramın daha dünyada iken cennetle müjdelenmeleri ne ile izah edilebilir? Dinimize hizmet anlayışları diğer sahabîlerden daha mı fazladır? İzah eder misiniz? Cevap: Cennetle tebşir edilen ‘aşere-i mübeşşere’ diyoruz. Bu kelime, zaten Arapça ve ‘cennetle müjdelenen…

Efendimiz Bulamadığı İçin mi Fakir Yaşadı!

Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) elde ettiği malı bazen fakir ve muhtaçlara dağıtır, bazen Allah yolunda harcar, bazen de İslâm’a gönül ısındırmak için verirdi. Öyle ihsan da bulunurdu ki dönemin süper güçleri olan Kisra ve Kayser gibi hükümdarlar o kadarını vermekten aciz kalırlardı. Ama kendisi hep fakirler gibi yaşadı.…

Çağlayan Başyazıları: Mayıs 2018

Kendiyle Yüzleşmede Peygamber Ufku (4)   Hazreti Yusuf aleyhisselâm’ı babasının gölgesinde kısmen konu etmiştik. Hususi sergüzeştisi açısından o; Hakk’a tevekkül ve teslimiyeti, başına gelen şeyler karşısında sarsılmaması ve metaneti, nefsaniyetini harekete geçirecek durumlar karşısında dimdik duruşu ve ismeti, zindanı bir medrese-i ruhaniye hâline getiren Hak’la irtibattaki sadakatiyle bir insan-ı kâmil…

Çağlayan Başyazıları: Şubat 2018

Kendiyle Yüzleşmede Peygamber Ufku (1)   Ufkumuzu aşar onların Hak’la münasebetleri.. kendileriyle yüzleşmeleri.. ve masumiyetlerine rağmen Hak kapısındaki temkin üstü temkin edalı iç çekişleri. Sığmaz mücelletlere onların o ledünnî derinlikleri.. hiss-i mehâfet ve mehâbetleri.. verâlar verâsına müteveccih yana-yakıla niyazları ve bu konudaki sûzişî nağmeleri. Bizim deryadan bir damla, mehtaptan bir…

Efendimiz’in Ümmetine Düşkünlüğü – Dr. Ergün Çapan

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bütün varlığı şefkatle kucaklamış, başta insanlar olmak üzere kainat O’nun temsil ettiği rahmetten istifade etmiştir. Her güzel haslet ve ahlâkta olduğu gibi Allah Resûlü şefkatte de zirvedir. O’nun hayatının her karesi bu aşkın şefkatinin bir tecellisidir. Hayatı bir dantelâ gibi…

Münâcât AŞKIN İLE VAR ET – M.Fethullah Gülen

Fakir-i aşkım, miskin-i iştiyâk Bir kor saç da aşkınla bendeni yak!… Layık kıl ne olur kendi sevgine, Ağarsın ufuklarım, olsun ap-ak.     Sen yakındın ben hep uzak yaşadım, Şekilde kulluğu yakınlık sandım! Taklit bendeleriydi dört bir yanım, Gördüklerime takılıp aldandım.     Sönmüştü iştiyak-ı likâ çoktan, Varlıktan dem vuruluyordu…

Bamteli: MAHPUSLAR, MAZLUMLAR, MUHÂCİRLER VE HİMMET

Şu enâniyet asrında cinnet hummalarından kurtulmanın yolu, nazar dağınıklığına düşmemek ve her işi Allah için işlemektir. Bazen, farkına varmadan, gerçek kalbî derinliğimizin üstünde “görünme arzusu”, kendimizi duyurma isteği olabilir içimizde. Allah’a kendimizi ifade etmek istediğimiz zaman, kendimizi başkalarına duyurma gibi bir niyet de bulunabilir ki, bu nefis dürtüsü, bir ruhî…

Sızıntı Başyazıları: Hâl, Makam

Hâl; insanın kendi derinliklerinde ötelerden gelen esintilerle yaşaması ve kalb ufkunda cereyân eden gece-gündüz, sabah-akşam farklılığının duyulup hissedilmesidir. Onu insanın cehd ve gayreti olmadan, insan kalbini saran sevinç-hüzün, kabz-bast şeklinde anlayanlar, bu oluş ve sezişin devam ve istikrârına “makam”, onun zevâl bulup gitmesine de “nefsânîlik” demişlerdir… Bu itibarla, “hâl”e, bir…

Gönüllüler Topluluğunun Aksiyon Anlayışı ve Hareket Felsefesi

Hakka hizmet yolunda bulunan insanların öncelikle şu realiteyi kabul etmeleri gerekir: Dün olduğu gibi bugün de kin, nefret, haset ve çekememezlik gibi kötü hasletlere sahip insanlar, paranoyak ruh hâliyle, kendileri gibi düşünmeyen kesimleri düşman ilan edecek, sürekli sağa sola saldıracak ve çıkarlarını koruma adına çeşit çeşit şenâet ve denâetleri işleyeceklerdir.…