Neslimiz, en bunalımlı bir devreyi yaşamaktadır. Asırlarca devam edegelen terk edilmişlik, iç içe musibetler hâlinde onun devrinde meyve verdi. O, bu Kafdağı’ndan ağır yükün altına itilirken, anadan babadan; yurttan yuvadan; mürebbîden ve çevreden alıp dağarcığına koyacağı herhangi bir azığı olmadan itildi. Hem de kalbi gıdasız ve dizi dermansız olarak… Evet,…
Etiket: sızıntı
Öğrenme ve öğretme göklere dayalı iki yüce vazifedir. Bu vazife ile, insanın ruhundaki ehlîlik ve ehliyet ortaya çıkarılır ve o, topluma armağan edilecek hâle getirilir. Öğrenme ve öğretme inbiğinden geçmemiş fertte, insanî meziyetler ve yükseltici hususiyetler gelişmediği için, içtimâî bir hüviyet aramak da beyhudedir. Ancak, neyin öğrenilip, neyin öğrenilmemesi lâzım…
Her ders yılına girerken, mektebi ve muallimi düşünmeden edemeyiz. Nasıl düşünmeyiz ki, mektep, hayatî bir laboratuar; derslerimiz hayat iksiri; muallim ise bu esrarlı şifahânenin kahraman üstadıdır. Mektep bir öğrenme yeridir. Orada hayat ve ötesine ait her şey öğrenilir. Aslında hayatın kendisi de bir mekteptir. Ne var ki biz, hayatı da…
Hakk rahmetinin insan gözünde damla damla olmasıdır gözyaşları. Dilin, duygunun ve gönlün el ele, yüz yüze birleştiği, iç içe girdiği ânın çiçekleşmesi üzerinde jâledir gözyaşları… Cennet hûrilerinin kulaklarındaki küpeler, göz damlalarının yanında toprak kadar aşağı ve değersiz kalır..! Heybet, korku, saygı ve sevgi gibi insanı duygulandıran, gönül tasını yakan ve…
Huzur, her mahfilde sözü edilen ve asla vaslına erilemeyen bir mahbub oldu. Esasen bu dert meyhanesinde, daima huzursuzluktan şikâyet edilmiş ve huzur adına türküler söylenmiştir. Ne var ki, her devirde meydana gelen yeni huzursuzluklar, bir evvelki devri aratmış ve: ‘Hayâli cihan değer’ dedirtmiştir… Huzur ve huzursuzluk, şimdiye kadar tarihin ‘gergin’…
[dropcap]S[/dropcap]enin mâhiyetin hatta meleklerden de ulvîdir. Avâlim sende pünhandır, cihanlar sende matvîdir. M.A. İnsan, her felsefî ve ilmî görüşün temel mevzuudur. O hesaba katılmadan ne bir felsefe yapmak, ne de ilimlere geçmek mümkün değildir. Fiziğiyle, metafiziğiyle ilimlere mevzu odur ve onun dışındaki her şeyin, onunla münasebeti nispetinde bir ağırlığı ve…
“Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle beraber, Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle beraber, Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa, bizden Şimşek gibi bir hâtıra, nal seslerimizden.” (Y.Kemal) Askerlik yüksek bir pâyedir, Hakk’ın katında da, halkın katında da… Ona denk yüce bir topluluk ve gördüğü vazifeye denk yüksek bir vazife yoktur şu fânî âlemde. Yüklendiği…
[dropcap]S[/dropcap]enin uğruna bu yola atıldık. Acılarına ortak olmak, ızdıraplarını dindirmek, gönlünü âbâd etmek için… Bize gönül koyma! ‘Ağırdan aldık’; vaktinde imdadına yetişemedik. Ama inan; sînemizde hep Yakub’un âh u efgânını(1), içimizde Zelîha’nın aşk u hicranını taşıdık durduk. O âb-endâm(2) kâmetinin iki büklüm olduğunu her gördükçe, perişan kâkül’ün gibi kalbim de…
[dropcap]G[/dropcap]ünümüzde çeşitli fikir akımları ve çalkalanmalar vardır ve olacaktır da.. Çünkü insanımız bunalımlar içindedir. İlimlerin esası, araştırmaya götüren şüpheler olduğu gibi, fikir akımlarının menşei de bir bakıma bunalımlardır. Asra göre her türlü ihtiyaçları temin edilmiş ve tabiî gelişmesini sürdüren topluluklarda sıkıntı yok denecek kadar azdır. Maddî-manevî ihtiyaçları giderilememiş ve fıtrî…










